Oca 14
وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ لاَ تُفْسِدُواْ فِي الأَرْضِ قَالُواْ إِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ
Ve izâ kîle lehum lâ tufsidû fîl ardı, kâlû innemâ nahnu muslihûn(muslihûne).
| 1. | ve izâ | : ve o zaman, olunca |
| 2. | kîle lehum | : onlara ….. denildi |
| 3. | lâ tufsidû | : fesat çıkartmayın |
| 4. | fî el ardı | : yeryüzünde |
| 5. | kâlû | : dediler |
| 6. | innemâ | : ancak, sadece |
| 7. | nahnu | : biz |
| 8. | muslihûne | : ıslâh ediciler, ıslâh edenler |
Çeviri
Onlara arzda fesat çıkarmayın denildiğinde biz sadece ıslah edicileriz dediler