Oca 11
خَتَمَ اللّهُ عَلَى قُلُوبِهمْ وَعَلَى سَمْعِهِمْ وَعَلَى أَبْصَارِهِمْ غِشَاوَةٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ عظِيمٌ
Hatemallâhu alâ kulûbihim ve alâ sem’ıhim, ve alâ ebsârihim gışâveh(gışâvetun), ve lehum azâbun azîm(azîmun).
| 1. | hateme | : mühürledi |
| 2. | allâhu | : Allah |
| 3. | alâ | : üzerine |
| 4. | kulûbi-him | : onların kalpleri |
| 5. | ve | : ve |
| 6. | alâ | : üzerine |
| 7. | sem’ı-him | : onların işitme hassası |
| 8. | ve | : ve |
| 9. | alâ | : üzerine |
| 10. | ebsâri-him | : onların görme hassası |
| 11. | gışâvetun | : perde |
| 12. | ve | : ve |
| 13. | lehum | : onlarındır, onlar için vardır |
| 14. | azâbun | : bir azap |
| 15. | azîmun | : azîm, büyük |
Yakaza Çevirisi
Allah onların kalplerini ve işitme duyularını mühürledi, ve onları görme duyularında bir perde vardır. Onlar için azim bir azab vardır.