Oca 11

أُوْلَئِكَ عَلَى هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ وَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

Ulâike alâ huden min rabbihim ve ulâike humul muflihûn(muflihûne).

1. ulâike : işte onlar
2. alâ : üzere, üzerinde, … e
3. huden : hidayet
4. min : den
5. rabbi-him : kendi Rab’leri, onların Rabbi
6. ve : ve
7. ulâike : işte onlar
8. hum : onlar
9. el muflihûne : felâha erenler, kurtuluşa erenler

Yakaza Çevirisi

İşte onlar rabden bir hidayet üzerindedirler ve onlar  felahta olanlardır.

Tagged with:
Oca 11

ذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ

Zâlikel kitâbu lâ reybe fîh(fîhi), huden lil muttekîn(muttekîne).

1. zâlike : işte bu, bu
2. el kitâbu : kitap
3. : yok, değil
4. reybe : şüphe
5. fî-hi : onun hakkında, onun içinde, onda
6. huden : hidayet, hidayete erdiren
7. li el muttekîne : takva sahipleri için

Yakaza Çevirisi :

İşte bu hakkında şüphe olmayan kitaptır ve takva sahipleri için hidayettir.

Tagged with:
preload preload preload